Bilenler bilir, Beşiktaş tribünleri kolay kolay kimse için, hele ki daha yeni gelmiş bir adam için "Beşiktaş'ın Çocuğu" diye tempo tutmaz. Fakat Carvalhal bunu başardı, peki neden?
Carlos Carvalhal, 4 Aralık 1965'te Portekiz'de doğmuş eski futbolcu, şimdinin teknik direktörü. Türkiye'ye ilk geldiğinde "geçici" olarak göreve başladı ve bunu tüm içtenliğiyle kabul etti. Her defasında "bu takımın asıl hocası Tayfur Havutçu'dur, umarım bir an önce zor günleri atlatıp takımının başına geçer" dedi. Türk insanı belki çok heyecanlıdır, belki fazla duygusaldır, belki fazla sabırsızdır ama asla aptal değildir. Hiç kimse türk insanını sahte hareketlerle, sahte içtenlikle kandıramaz.
"Bu adamk kim ki Beşiktaş'ın teknik direktörü olsun, olsa olsa Portekiz'in Yılmaz Vural'ı olur" dendi medya tarafından. Tutukluluk süreci uzadıkça Carvalhal eleştirildi, takım kazansa da eleştirildi ta ki kendisini, kimliğini ve karakterini özellikle medyaya kabul ettirene kadar. Son haftalarda ipe sapa gelen kötü anlamda eleştiri bile yok bu adama. Peki neden?
"Portekiz çetesine boyun eğer", "Onun CV'si ne ki Quaresmaları, Almeida'ları, Guti'leri yönetebilsin" gibi laflar edilidi. Peki Carlos Carvalhal ne yaptı? Çok açık ve net bir şekilde "futbol oynamayan, formayı alamaz" dedi ve bunu yaptı da.
Sürekli denedi, denedi, denedi. Ekrem Dağ'ı sağ bek yaptı, sağ açık yaptı, orta saha yaptı. Necip Uysal'ı hücuma dönük orta saha olarak kullandı, defansif orta saha olarak kullandı, Mustafa Pektemek'i kanatlarda kullandı, İbrahim Toraman'ı sağ bek yaptı, orta sahaya koydu, stoper yaptı.. Sürekli denedi Carvalhal. Oyuncuların kapasitelerini denedi. Sonunda 3 aşağı 5 yukarı herkesi maksimum verim alabileceği bölgelerde oynatmaya başladı. Bu kadar çok rotasyon yapan başka takım görmedim bu sezon Türkiye'de. Hemen hemen her oyuncu farklı bölgelerde oynadı Beşiktaş'ta.
Manuel Fernandes'i öyle bir kesti ki.. Bunu ciddi anlamda söylüyorum her hoca yapmazdı. Yapamazdı demiyorum, yapmazdı. Fakat Manuel Fernandes'in bugünkü inanılmaz performansı Carvalhal'ın "oynamayana forma yok" tavrı yüzündendir. Tüm bunların yanında genç oyunculara her zaman görev verdi, onlara da "oynarsan forma senindir" mesajını verdi. Kalkıp bugün kimse "Veli Beşiktaş'ın orta sahasıdır" diyemez ama o Veli koşuyor, basıyor, alıyor, vuruyor.. Kısacası futbol oynuyor.
Korkak denilen Carlos Carvalhal'ın "korkaklık" çerçevesinde yaptıkları ortada. Bunun yanında ne etliye karıştı ne sütlüye karıştı ve her zaman takımın geleceğini düşündü. Beşiktaş camiasındaki "bıçak sırtında olan" tek adam Carlos Carvalhal'dır. Tüm bunlara rağmen ne gereksiz bir açıklaması, ne yönetime ufacık bir sitemi/resti olmadı. Her maça aynı heyecanla çıkıp, her maçta aynı heyecanla yönetti takımını. Aslında daha yazacak çok şey var ama.. dediğim gibi, o artık "Beşiktaş'ın çocuğu Carlos Carvalhal"..
ve bunu takımın olumlu gidişatı yüzünden değil, tamamen Carlos Carvalhal olduğu için hak etmiştir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder